Hukukçular Derneği’nin 1970 yılından bu yana hem Türkiye’de hem de dünyada yaşanan hukuksuzluklara karşı durduğunun hatırlatıldığı açıklamada, özellikle son yıllarda Filistin başta olmak üzere artan şiddet ve insan hakları ihlallerinin hukukçulara ciddi sorumluluk yüklediği ifade edildi. İsrail’in saldırılarını sürdürdüğü ve ihlallerin giderek arttığı belirtilerek, uluslararası kamuoyunun bu duruma karşı daha güçlü tepki vermesi gerektiği dile getirildi.
Açıklamada, İsrail Parlamentosu tarafından kabul edilen idam yasasının “yok hükmünde” olduğu savunularak, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında kendi hukuk düzenini egemen bir devlet gibi uygulamasının mümkün olmadığı kaydedildi. İşgalci bir güç olarak İsrail’in bu topraklarda sınırsız yargı yetkisine sahip olmadığına dikkat çekildi.
Söz konusu düzenlemenin, “İsrail Devleti’nin varlığını ortadan kaldırma amacıyla işlenen öldürme fiilleri” için idam cezası öngördüğü belirtilen açıklamada, bu kapsamın geniş ve belirsiz olduğu, yasanın Filistinlilere yönelik ciddi hak ihlallerine zemin hazırlayabileceği ifade edildi. Ayrıca düzenlemede karar süresinin 90 gün ile sınırlandırıldığı, oybirliği şartının kaldırıldığı ve temyiz yollarının kısıtlandığı bilgisine yer verildi.
Hukukçular Derneği, bu düzenlemenin uluslararası sözleşmelere de aykırı olduğunu belirterek, özellikle Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’ne göre idam cezasının yalnızca en ağır suçlar için ve sıkı güvenceler altında uygulanabileceğini hatırlattı. Yeni yasanın ise bu sınırları aşarak keyfi uygulamalara kapı aralayabileceği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca 1949 tarihli IV. Cenevre Sözleşmesi’ne atıf yapılarak, işgalci güçlerin cezai yetkilerinin sınırlı olduğu ve bu yetkilerin işgal altındaki sivilleri koruma amacıyla kullanılması gerektiği vurgulandı. Bu çerçevede söz konusu yasanın varlığının dahi uluslararası hukuk açısından ciddi ihlal niteliği taşıdığı kaydedildi.
Hukukçular Derneği’nin, yasa ile ilgili olarak Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi nezdinde çeşitli özel raportörlükler ve çalışma gruplarına başvuruda bulunduğu bildirildi.
Açıklamanın sonunda, Türkiye’de ve dünyada tüm hukukçular, insan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları, İsrail’in söz konusu düzenlemesine ve insan hakları ihlallerine karşı ortak tavır almaya davet edildi.
Haber: Celil Kocataş
Ömer Karakuş
















