“Kopyala-Yapıştır Suçların Sessiz Ortağı: Medya” başlıklı yazıda Celil Kocataş, son yıllarda artan benzer suç olaylarının medyanın sorumsuz yayın anlayışıyla bağlantılı olabileceğine dikkat çekti.
Medyanın toplumun aynası olarak görüldüğünü hatırlatan Celil Kocataş, bu aynanın gerçeği yansıtmak yerine zaman zaman çarpıttığını ve yeniden ürettiğini ifade etti. Özellikle suç haberlerinde verilen detayların, kamuoyunu bilgilendirmekten çok benzer eğilimdeki bireylere yol gösterdiğini savunan Celil Kocataş, “Haber yapmak ile suçun senaryosunu yazmak arasındaki çizgi silinmiş durumda” dedi.
Geçmişte yapılan bazı haberlerin iyi niyetle hazırlanmasına rağmen olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirten Celil Kocataş, bu duruma örnek olarak eski televizyon programlarını gösterdi. Medyada yer alan detaylı anlatımların, tehlikeli davranışların yayılmasına zemin hazırlayabileceğini vurguladı.
Son dönemde farklı şehirlerde benzer olayların yaşanmasının tesadüf olmadığını ifade eden Celil Kocataş, bu durumun bir zincirin halkaları gibi birbirini beslediğini söyleyerek özellikle suçların “şok görüntüler” ve dikkat çekici başlıklarla sunulmasının, habercilikten çok tehlikeli bir gösteriye dönüştüğünü dile getirdi.
Celil Kocataş, bazı yayın organlarının faili merkeze alarak onun ismini ve görüntülerini sürekli paylaşmasını da eleştirerek, bu yaklaşımın topluma değil, saldırganın egosuna hizmet ettiğini belirterek, bu durumun benzer psikolojideki bireylere yanlış mesajlar verdiğini ifade etti.
Çözüm önerilerine de yer veren Celil Kocataş, medyanın her bilgiyi kamu yararı kapsamında değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar ve güvenlik açıkları gibi detayların paylaşılmasının zarar doğurabileceğini belirtti.
Ayrıca faillerin “ünlü” haline getirilmemesi gerektiğini kaydeden Celil Kocataş, bu kişilerin isimsiz ve sıradan suçlular olarak kalmasının önemine dikkat çekti. Yaşanan olayların münferit olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de ifade eden Celil Kocataş, bu tür olayların eğitim, psikoloji ve toplumsal sorunlarla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
Celil Kocataş yazısını, “Habercilik, toplumun merakını gidermek için değil, huzurunu korumak için yapılır. Aksi halde her flaş haber, bir sonraki felaketin fragmanına dönüşür” sözleriyle tamamladı.
Haber: Ömer Karakuş
Ömer Karakuş

















